
Ne Giysen Parlıyorsun Zaten
Yılbaşına sayılı günler kala hepimizin aklında aynı soru dolaşır. Bu sene ne giysem Hani bazen dolabın kapağını açarsın ve sanki içinden gizli bir el çıkıp “Hiçbir şey yok” diye fısıldar ya. İşte tam o anları düşünerek bu yazıyı hazırlamak istedim. Çünkü yılbaşı gecesi sadece bir gece değil. Biraz umut, geceyi biraz yenilenme hissi biraz da fotoğraflara yıllarca bakınca “ah ne güzelmişim” deme şansı.
Bu yazıda sana yakın bir arkadaşın gibi konuşacağım. Hatta yer yer lafı dolandırmadan net net söyleyeceğim. Bazen de aklına takılan soruları ben soracağım. Belki yüzünde minicik bir gülümseme bile olur kim bilir. Hadi bakalım yılbaşı gecesinde seni yıldız gibi gösterecek stil tüyolarına giriyoruz.
Peki yılbaşı gecesi nasıl bir his uyandırmalı
Benim için yılbaşı gecesi biraz ışık biraz sıcaklık biraz da hafif bir heyecan demek. O kıyafeti üzerime giydiğim anda “tamam şu an hazırım” hissini verebilmeli. Sende de öyle mi
O yüzden burada anlatacağım her şey yalnızca trend değil. Aynı zamanda seni iyi hissettiren parçalar. Çünkü biliyorsun. İnsanı güzelleştiren kıyafet değil kıyafeti güzelleştiren insan.
Simli elbiseler gerçekten abartı mı
Bazen biri çıkar “Sim mi o artık çok demode” der. Ama şöyle düşün. Yılbaşı gecesi zaten ışığı isteyen bir gece. Masada mum yanıyor. Dışarıda minik sarı ışıklar. Herkes hafif süslü. Tam bu atmosferde simli ya da ışıltılı bir elbise giymek abartı değil. Aksine ortama cuk diye oturan bir seçim.
Bunu bir yılbaşı gecesi yaşadım. Bir arkadaşım gümüş bir elbise giymişti. İlk başta biraz çekinmişti hatta “çok mu parlıyorum” dedi. Fakat gece ilerledikçe kim konuşmak için yanına geldiyse önce “vay çok iyi olmuş” dedi. Yani bazen biz abartı sandığımız şeyde özgüven saklarız.
Sen de geceye biraz ışık taşımak istersen ışıltılı elbiseler cidden kurtarıcı. Bu arada Yılbaşı elbiseleri Berox’ta.

Kırmızı elbise yılbaşının klişesi mi yoksa zamansız mı
Şimdi şöyle bir şey var. Evet kırmızı yılbaşıyla özdeşleşmiş bir renk. Ama neden özdeşleştiğini düşününce çok normal. Çünkü kırmızı enerji hissettirir. Fotoğraflarda harika çıkar. Sarışına esmere kumrala herkese yakışır. Yani klişe değil klasik aslında.
Kırmızı giymek istiyorsan kısa bir elbise seçebilirsin veya uzun saten bir model de süper olur. Ama mesela kırmızı elbise giymek istemiyorsan da kendine kızma. Kırmızı aksesuar da aynı etkiyi verebilir. Minik bir çanta. Kırmızı ruj. İnce topuklu ayakkabıda ufak kırmızı detay. İşte olay bu.

Siyah asla yanlış yapmayan taraf mıdır
Siyah elbise bazen insanın kendini en güvende hissettiği şeydir. Hem zarif durur hem risksizdir. Öyle ki geçen yıl bir davete giderken dolabın karşısında uzun uzun düşündüm. Sonunda yine siyah seçtim. Hani diyebilirsin “çok mu kolaya kaçtın” ama hayır. Siyah pratikte her şeyi çözen bir sihirli değnek gibi.
Yılbaşı gecesi siyah giymek istersen tüllü modeller çok iş görür. Hafif dekolte olabilir veya sadece omuz detaylı olabilir. Parlak takılarla tam yeni yıl havasına girer.
Burada merak ettiğim şey şu. Siyah giyince kendini hafif gizemli hisseden bir tek ben değilim dimi?

Saten elbiseler: akış gibi duran yumuşaklık
Satenin o ince parlak dokusu var ya. Ne yaparsan yap şık duruyor. Özellikle yılbaşı gecesi gibi özel bir gecede saten elbise inanılmaz hoş bir seçenek. Hem zarif hem modern hem de biraz lüks hissettiriyor. Mesela bordo saten elbise. Veya zümrüt yeşili. Bir şans verir misin
Saten elbiselerin avantajı şu. Çok makyaj istemez. Çok aksesuar istemez. Kendi başına zaten bir yıldız gibi durur. Bu da gece boyu rahat etmeni sağlar. Çünkü bazen fazla süslenmeye çalışırken yoruluruz.

Tulum giymek çok mu risksiz
Aslında tam tersi. Tulum giymek özgüven ister. Çünkü elbise gibi hareket etmez. Daha cool durur. Yılbaşı gecesinde şık bir siyah tulum veya metalik renkte bir tulum cidden her şeyin ötesine geçebilir. Hatta topuklu ayakkabıyla birleşince “ben buradayım” diyen bir duruş verir.
Tulum giymeyi hiç denedin mi Eğer denemediysen bu yıl deneyebilirsin. Belki de gecenin en iyi kararı olur.

Mini elbise mi midi elbise mi uzun elbise mi
Bu soruyu duyar duymaz içinden ne geçti bilmiyorum ama çoğumuzun kafasında net bir fikir oluşur. Mini enerjik hissettirir. Midi daha dengeli ve zarif uzun ise daha dramatik bir duruş yaratır.
Bu tamamen senin o gece hissetmek istediğin şeyle alakalı. Mini ile “ben burdayım” dersin. Midi ile “şıkım ama abartmadım” dersi. Uzun elbise ile “gecenin asil tarafıyım” gibi bir hava verirsin.
Her seçenek başka bir hikaye. Sen hangi hikayeyi anlatmak istersin

Ayakkabı konusu: topuk şart mı
Topuklu ayakkabı görünüşü bir anda değiştirir. Bunu hepimiz biliyoruz. Ama şöyle de bir gerçek var. Eğer tüm gece ayakta olacaksan ve topuklu ile rahat değilsen çok da zorlamaya gerek yok. Çünkü rahatsız olduğunda yüzüne belli eder insan.
Topuklu giymek istemezsen bile çok şık düz ayakkabılar var artık. Rugan modeller. İnce kayışlı zarif sandaletler. Minimalist parlak babetler. İşini fazlasıyla görür.
Yani rahatlık bir lüks değil temel bir ihtiyaç.
Aksesuar seçimi: az mı çok mu
Yılbaşı gecesi bazen farkında olmadan her şeyi aynı anda yapmak istiyoruz. Elbise ışıltılı saç hareketli takılar büyük çanta parlak ayakkabı derken göz yorulabiliyor. Bunun yerine tek bir şeyi öne çıkarmak daha iyi olur.
Mesela sade bir elbise seçtiysen büyük taşlı küpeler harika gider. Ama elbisen parlaksa takılar daha sade olabilir. Bilezikten çok küpe tercih etmek gece fotoğraflarında daha hoş durur.
Bu arada asıl soru şu. Sen hangi aksesuarla kendini özel hissedersin
Üşür müyüm derdi: Kaç kişi bunu düşünür
Gerçekten herkes. Çünkü yılbaşı gecesi dışarıda epey soğuk olabilir. O yüzden incecik bir elbise seçtiysen üstüne hafif kürklü bir ceket. Saten üstüne şık bir kaşe manto. Veya omuzlara alınabilen mini bir şal çok iş görür.
Üşümek geceyi mahveder. Bu yüzden şıklığa ek olarak konforu da hesaba kat. Hem saten elbisenin üstüne beyaz bir ceket. Hem mini siyahın üstüne deri görünümlü bir mont. Harika kombinler çıkar buradan.
Saç makyaj işini nasıl dengelemeli
Bazen kıyafet seçmek kolay olur ama saç makyaj ayrı bir dünya açar önümüze. Eğer elbisen çok hareketliyse makyajı nispeten sade tutabilirsin. Mesela sadece kırmızı ruj. Veya sadece eyeliner.
Elbisen daha sade ise smokey eye makyajı çok havalı durabilir. Saç konusunda da abartı yapmana gerek yok. Hafif dalga bile yılbaşı ruhunu taşır.
Sen ne hissediyorsan o zaten en doğru seçenek.
Gündelik örnekle toparlayalım
Yılbaşı kombini yapmak aslında tıpkı dışarı çıkmadan önce telefonun şarjını kontrol etmeye benzer. Bazen yüzde 30 bile yetiyor. Bazen yüzde 100 olsa bile içimiz rahat etmiyor. Yani olay tamamen iç huzuru. Kendini iyi hissettiğin kıyafet doğru kıyafettir.
Peki bu yıl sen nasıl bir imaj yaratmak istiyorsun
Cesur. Işıltılı. Sade. Zarif. Romantik. Hangisi sana daha yakın
Bir an dur düşün. Bu gece belki de tüm yılın enerjisini sembolize edecek. Bu yüzden seçimlerin yalnızca “güzel” değil aynı zamanda “sen” olmalı.
Ufak bir hatırlatma
Trendlere bakmak güzel ama trendler seni yönetmesin. Asıl amaç senin kendi ışığını parlatman. Fotoğraflara yıllar sonra baktığında “evet bu bendim işte” diyeceğin bir görüntü. Bu yılbaşı gecesi seni gerçekten mutlu hissettirecek şey ne? Seçeceğin elbise mi aksesuar mı yoksa sadece kendine ayırdığın o hazırlık anı mı? Belki de bu soruyu düşünerek başlamak bile seni doğru kombine götürür.
Hazırsan şimdi dolap kapağını aç. Bir bak bakalım bu gece sen kim olmak istersin? Dolabında hayal ettiğin parça yoksa, doğru Berox’a bakmanı öneririm!
